Bir Dönem İki Kadın / Birbirimizin Aynasında

12 Ağustos 2014 Salı

| | |
             Bu yaz umduğumdan daha yoğun ve hareketli geçiyor. Yazın bol bol okurum , diyordum ama olmadı. Tek bacaklı kaplumbağa hızında okuyorum bu ara. Elime aldığım kitaplar uzadı da uzadı. Bunlardan biri de Bir Dönem İki Kadın/Birbirimizin Aynasında.
 
             Oya Baydar ve Melek Ulagay karşılıklı oturmuşlar sohbet ediyorlar.Dünyanın ve Türkiye'nin 40'lı yıllarından günümüze aldığı yolu anlatıyorlar bize.Gençliklerini, aşklarını, umutlarını, devrimci mücadeleyi ,sol örgütleri, grevleri, mülteciliği, sürgünleri, kaçakları, göz altıları , hapishaneleri, işkenceleri, yakılan kitapları, öldürülen insanları, sevdikleri insanları kaybetmenin acısını...

               Aralarda sohbeti keserek minik öyküler şeklinde yaşadıklarını anlatıyorlar  ki bu bölümler gerçekten çok keyifli. Melek Ulagay'ın İstanbul'dan Filistin kamplarına yolculuğu , Oya Baydar'ın Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu'nda yaşadıkları.
               Çok şey öğrendim bu kitaptan. Bundan önce okuduğum Oya Baydar kitabı Sıcak Külleri Kaldı'da anlatılan birçok şeyi Oya Baydar'ın kendi hayatından aldığını öğrendim mesela. Melek Ulagay'ı tanıdım bu kitap sayesinde ve okudukça hayatını, gözlerim fal taşı gibi açıldı , inanamadım. Çok zengin bir ailenin lüks içinde yaşayan kızı iken gönül verdiği dava için nasıl her şeyi bırakıp gittiğini ve nelere katlandığını okuyunca siz de çok şaşıracaksınız.
              Biraz bakındım neler yazılmış Melek Ulagay ile ilgili. İşte bulduklarım.Sizin için derledim.
 
 
 
 
 
 
         Bakın Oya Baydar ve Melek Ulagay kitap ile ilgili neler söylemişler. Bu röportaj bile çok ama çok keyifli.
 

“İki tuzu kuru kadın oturmuş dönek dönek konuşuyorlar’ diyecekler”

Oya Baydar ve Melek Ulagay, kitapları “Bir Dönem İki Kadın”da ‘68 dönemini anlatıyorlar. Oya Baydar: “Bir sürü insan bu kitaba kızacak, ‘İki tuzu kuru kadın oturmuşlar, dönek dönek konuşuyorlar’ diyecekler. Ama biraz da ‘Bakın bütün bunlar böyleydi, bunlardan süzülerek buralara geldik’ deneyimi de var”

 Kaynak : miiliyet.comFotoğraf: GÜLŞAH İLÇE

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
        Bu arada okuduğum bazı kitaplar beni başka kitapları okumaya özendirir.Hakan Günday/ Az'dan sonra heveslendim mesela  Oğuz Atay/Tutunamayanlar'a. Bu kitap ise, Sevgi Soysal / Yıldırım Bölge Kadınlar  Koğuşu'na götürecek beni...
 
 
 
 
          İki  güzel insanın söyleşisinden ortaya çıkan, okuması çooook keyifli  bu kitabı mutlaka okumalısınız diyorum.
 
 


    2 yorum:

    Nuri Bilgin İRİM dedi ki...

    Merhabalar!

    İnternette blog okurken, sizin blogunuza denk geldim. Yazınıza sağlık! :)
    Yazınızda Hakan Günday geçince yorum yapmaktan alıkoyamadım kendimi.
    Eğer okumadıysanız, Günday'ın "Azil" romanını önerebilirim. Yüksek olasılık beğeneceksiniz.

    Bol okumalı günler diliyorum!

    Not: Zamanınız olursa, naçizane bloguma da beklerim.
    yazimcakitap.blogspot.com

    Özlem Eke dedi ki...

    Bloguma vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim öncelikle. Tüm Hakan Günday kitaplarını okumuş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki , çok haklısınız Azil de oldukça başarılı. Hakan Günday'ın zekasına hayranım. Blogunuzun takipçisi olacağım. Teşekkür ederim.

    Yorum Gönder